Modern yaşamın hızlı temposu, artan beklentiler ve sürekli değişen koşullar, bireylerin kendilerini ve yaşamlarını sorgulamalarını daha da görünür hâle getirmektedir. “Hayatımın anlamı ne?”, “Doğru seçimler mi yapıyorum?”, “Kimim ve ne istiyorum?” gibi sorular, kişinin iç dünyasında yoğun bir zihinsel ve duygusal yük oluşturabilir. Bu süreçte yaşanan kaygı ve belirsizlik, zamanla motivasyon kaybı, umutsuzluk ya da içsel bir sıkışmışlık hissine dönüşebilir.
Varoluşsal temelli terapötik yaklaşım, bireyin bu sorularla güvenli bir ortamda yüzleşmesini ve kendi yaşamına dair anlamı yeniden inşa etmesini destekler. Danışmanlık sürecinde kişinin değerleri, yaşam hedefleri, ilişkileri ve seçimleri ele alınır. Amaç, bireyin dış beklentilerden ziyade kendi içsel pusulasını fark etmesi ve yaşamını daha bilinçli bir şekilde yönlendirebilmesidir.
Bu yaklaşımda, sorunlar “düzeltilmesi gereken” durumlar olarak değil, bireyin kendini tanıması ve gelişmesi için birer fırsat olarak ele alınır. Danışmanlık süreci, kişinin duygularını bastırmadan, kaçınmadan ve yargılamadan ele almasına olanak tanır. Böylece birey, yaşadığı belirsizlik ve kaygı ile daha sağlıklı bir ilişki kurmayı öğrenir.
Varoluşsal sorunlar; yaşam geçiş dönemlerinde, önemli karar aşamalarında, kayıplar sonrasında ya da bireyin kendini uzun süre tatminsiz hissettiği dönemlerde daha belirgin hâle gelebilir. Kariyer değişiklikleri, ilişki sorgulamaları, yalnızlık duygusu, kimlik arayışı ve yaşam amacına dair belirsizlikler bu kapsamda ele alınabilir. Danışmanlık süreci, bireyin bu deneyimleri anlamlandırmasına ve kendi yaşam öyküsünü daha bütünlüklü bir şekilde değerlendirmesine yardımcı olur.
Dr. Psk. Fatma Girgin Kardeş, varoluşsal sorunlarla çalışırken bireyin benzersiz yaşam deneyimini ve içsel dünyasını merkeze alan bir yaklaşım benimsemektedir. Terapötik süreç, kişinin kendisini güvenle ifade edebileceği, düşüncelerini ve duygularını derinlemesine keşfedebileceği bir alan sunar. Bu süreçte amaç, bireyin yaşamına dair sorumluluğunu üstlenmesini ve kendi anlamını oluşturmasını desteklemektir.
Varoluşsal sorunlara yönelik danışmanlık, bireyin yalnızca mevcut sıkışmışlık hissini azaltmakla kalmaz; aynı zamanda yaşamına daha bilinçli, tutarlı ve anlamlı bir yön vermesine katkı sağlar. Bu süreç, kişinin kendisiyle ve yaşamla kurduğu ilişkiyi yeniden şekillendirmesine olanak tanır.